Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0,12
BIST 104.123
%-0,12
Dolar 3,4983
%-0,14
Euro 4,1795
%0,29
Altın 145,87
REKLAM

Dental implantasyonda komplikasyonlar nasıl azaltılır?

723 defa okundu kategorisinde, 31 Mar 2017 - 11:01 tarihinde yayınlandı
Dental implantasyonda komplikasyonlar nasıl azaltılır?

Dr. Dt. Aldemir: ‘’Kanser geçirmiş radyoterapi veya kemoterapi görmüş hastalara bu tedavi yapılamaz. Yine çok yüksek kan şeker oranlarına sahip diyabet hastalarında yapılamaz ya da kişilerin tedavi aldıkları hekimler ile konsültasyona gidilerek ve bu konsültasyonlarda gerekli şartlar temin edildikten sonra yapılmalıdır.’’

Türkiye’de implant yapılma oranının artmasıyla tedavide karşılaşılan komplikasyon sayısının da arttığını ifade eden “Dental İmplantoloji ve Komplikasyon’’ kitabı yazarı, Dr.Dt Korkut Aldemir dental implant tedavisi detaylarını anlattı.

İmplantta en sık görülen komplikasyonlar nelerdir?

İmplantoloji 1980’li yıllardan itibaren günümüz diş hekimliğinde tedavi seçenekleri arasında konvansiyonel yani sıradan uygulanabilir tedaviler arasına girmiştir. Fakat, dental implantoloji kemik içi invaziv cerrahiler gerektirdiği için; oldukça üst seviye bilgi, tecrübe ve donanım gerektirdiği gibi  uygulamada sterilizasyon ve dezenfeksiyon da çok önemlidir.

Sinir hasarları, kanamalar, implantların başarısız olması nedeni ile ağrı yapması ve dişlerin çekilmesi gerekliliği, o bölgede kemik yıkımı yaratacak kadar hasarlara neden olabilir.

Günümüzde dental implantoloji uygulamaları sayılarının artmasıyla komplikasyon sayıları da arttı. Ben de çene yüz cerrahisi uzmanı olarak implant uygulamaları ve komplikasyonları konusunda  meslektaşlarıma bilgilerimi aktarmak için bu rehber kitabı çıkarmayı düşündüm.

Dental implant uygulamasında komplikasyon oluşmasının asıl sebebi nedir?

Dünyada yapılmış istatistiklere göre konuşmak gerekirse, dental implant uygulamalarında komplikasyonlarında hastaların faktörü çok azdır.

Birincisi hekimlerin uygulama teknikleri, ikincisi risk yönetme maharetleri, üçüncü olarak da hastalara ait sistemik durumları kontrol edip etmemeleri, sterilizasyon ve dezenfeksiyon gereklerini yerine getirip getirmemekle alakalı komplikasyonlar ortaya çıkmaktadır.

Sistemik hastalığı olan kişilerde risk daha mı fazla?

Dental implant uygulamaları her tedavi seçeneğinde olduğu gibi, endikasyonlar yani yapılması gerekenler ve kontrendikasyonlar yani yapılmaması gerekli durumları içerir. İmplantla ilgili de çok keskin sınırlarla bunlar belirlenmiştir. Bunlar uygulamayı zaten yapan hekimlerin bilgisi dahilinde olması ve dikkat etmesi gereken hususlardır.

Örneğin; kanser geçirmiş radyoterapi veya kemoterapi görmüş hastalara bu tedavi yapılamaz. Yine  çok yüksek kan şeker oranlarına sahip diyabet hastalarında yapılamaz ya da kişilerin tedavi aldıkları hekimler ile  konsültasyona gidilerek ve bu konsültasyonlarda gerekli şartlar temin edildikten sonra yapılmalıdır.

Türkiye’de dental implantaloji uygulamasında başarı oranı nedir?

İmplantolojinin başarı oranı yüzde 95-98 civarındadır. Ancak klinik uygulamalar ilgili çok sağlıklı istatistiksel sonuçlar elde edilemiyor.  Fakat yine de sonuçlara bakarsak; birkaç ayrı kontrollü çalışmaya göre yüzde 17 .  Yani  5 hastadan bir tanesi komplikasyonlarla ilgili sorun yaşıyor. Bu da çok yüksek bir oran.

Bundan 7- 10 yıl önce hekimler çok ürkek davranıyorlardı. Fakat gün geçtikçe, uygulamaları yaptıkça ve sorunlar azaldıkça daha cesur davranmaya başladılar.

Bununla beraber Türkiye’de üniversite sayısında çok ciddi bir artış gerçekleşti ancak eğitim kalitesi düştü ve eğitimlerde implanta yeteri kadar yer ayrılamıyor. Oysa ki implant uygulaması uzun zaman alan bir eğitim. Bunun yanı sıra özel firmaların kendi ürünlerini çok da net yansıtmadıklarını ve kullanılan biyomateryallerin başarısz sonuçlar doğurduğunu gösteren istatistiklere dayalı bilimsel çalışmalar var.

Hangi durumlarda implant yapılmalı?

Dişlerimizde bir organ ve implant uygulaması eksik bir organın telafisi için alternatif bir çözüm.  Eski zamanlarda dişleri keserek yapılan kaplamalar kroşe dediğimiz, halk tabiriyle kanca denilen kancalı protezlerin ne kadar zararlı olduğunu gördük. Burada yapay da olsa bir organ nakli yaparak çene kemiği içerisine dişin eksik olan bölgelerine kök vazifesi görecek implantları yerleştiriyoruz. İmplantolojinin temel prensibi budur.

Tedavide en fazla başarı sağlanan yöntem hangisi?

İçinde bulunduğumuz bilgi ve teknoloji dünyasında sürekli yeni bilgiler ile karşılaşıyoruz. Yepyeni malzemeler, biyolojik ürünler ortaya çıkıyor ve biz hekimlere düşen bu ürünlerin uygulamasını en doğru şekilde yapmak.

Uluslararası komplikasyonlara bakıldığında özellikle kitabını yazdığım için birçok farklı kaynaktan araştırıp birbiriyle karşılaştırdığım zaman şunu gördüm; birkaç temel faktörden kaynaklanan komplikasyonlarda artış var. Dental implant uygulamaları bundan 10 yıl önce korkulan uygulamalarken şuanda başarısı arttı ve hekimler bu başarılar sonrası daha fazla uygulama yapmaya başladı.

Tedavi şekli mutlaka vakaya ve bölgeye özgü olarak tercih edilir. Yani bu daha iyidir, o daha kötüdür değildir. Gidilmesi gereken yol, tedavinin şekli,  uygulanacak biyomateryal hastaya özgü ve vakaya özgü olarak belirlenir, yerleştirilir.

Bununla beraber implantoloji hiç durmayan, sürekli olarak kendini yenileyen bir teknoloji. Bundan 4 -5 yıl önce uygulama yaptığımız implantları artık demode olarak görüp daha yenilerine yöneliyoruz. İmplantların yüzey yapısı, kullanılan malzemeleri ve alaşımlarla daha başarılı noktalara ilerliyoruz. Bu, durak noktası olacak bir yer değil.

Geçtiğimiz günlerde borla ilgili bir haber vardı. İmplantta bor malzemesini kullanılmasıyla ilgili, siz ne düşünüyorsunuz?

Önemli olan kemik ile ilişkisi. Uygulanacak metalin ya da uygulanacak biyolojik, ürünlerin kemikle tutunması, kemikle yüzey alanının ve ne kadar başarılı olacağı, vücudun bunu nasıl kabul edebileceği.

Onun haricinde ikincisi de vücut bunu kabul etse bile aldığı kuvveti ne kadar yansıtabileceği ve o kuvvetlere karşı eğilip bükülmeden ağız içerisinde ne kadar sağlam durabileceğidir. Borla ilgili yapılan çalışmalar gibi pek çok farklı elementle de ilgili yapılan çalışmalar var. Çünkü bir alternatife gidilmesi gerekiyor. Bu minimalde borun belki farklı alaşımlara yardımcı olarak etkili olabileceğini düşünüyorum ama tabi bunun uzmanları daha çok madde bilgisi uzmanlarıdır.

Teşekkürler.


Haber Editörü : Tüm Yazıları